37+6 haftalık kocaman bir göbeğim var!

Toprak Ege 37 Haftalık...
Toprak Ege 37 Haftalık…

37+6 haftalık kocaman bir göbeğim var! Toprak Ege’nin hareketleri o kadar net ki, bugünlerde karnımda bir uzaylı ile yaşıyormuşum gibi hissediyorum 🙂 Son haftalarda kilo alışım doğal olarak oldukça yavaşladı ve gece uykuları en büyük problemim olmaya başladı. Kısacası hamileliğin bu dönemi için her şey hat safada normal.

Geçen yazımdan bu yana iki doktor kontrolüm gerçekleşti. Geçtiğimiz haftaki kontrolde NST sırasında Toprak Ege efendi uyuduğundan pek hareket etmeyince doktorum NST tekrarı istedi. Kısacası o sıkıcı bekleme süresini iki kez yaşamak zorunda kaldım (en büyük keder bu olsa hayatta keşke dimi). Dünkü kontrolümde ise geçen yazımda bahsettiğim vajinal muayenem de yapıldı. Doktorum “Harika, sen çok rahat doğuracaksın!” yorumuyla bana nasıl moral verdi anlatamam. İhtiyacım varmış meğer doktorumdan bunu duymaya. Zaten destekliyordu doğal doğumu, bu sözleri ile gönlümde taht kurdu dersem abartmış olmam 🙂 Yalnız bir minik aksilik daha var. Doktorumun sevgili annesi ciddi bir hastalık ile savaşıyor. Doktorum pek umutsuz annesinin durumu ile ilgili. Bana annesinin durumuna bağlı olarak küçük bir ihtimalle doğumuma katılamayabileceğinin sinyallerini verdi. “Ben olmasam da sen kesinlikle doğal doğum konusunda ısrarcı ol” diye de ekledi. Ben zaten bu konuda oldukça kararlıyım ve hangi doktor olursa olsun ısrarcı olacağım, doğum hikayemizin tam olarak hayal ettiğim gibi olamayabileceğinin farkında olmakla birlikte doğal ve çok güzel bir kavuşma anı olacağını düşünüyorum. Doktor faktörünü ise minimuma zaten indirmiştim kafamda, doktorum bana yalnızca yol gösterecekti. Sadece uzun zamandır tanıdığım ve güvendiğim kişi olmasının artısını yaşayamayabileceğim için biraz üzgünüm ama bunun beni demotive etmesine de elbette izin vermiyorum. Bu arada doktorumun sevgili annesine de acil şifalar, sağlık ve mutluluk diliyorum. Umarım bir küçük mucize de onlar için yaşanır ve her şey güzel ilerler…

“Ne zaman geliyor Toprak Ege” diye soranlara her an olabilir diyorum 🙂 Bu haftadan sonra artık istediğin zaman gelebilirsin oğlum 🙂 Sevgili eşimle de Toprak Ege’yi doğum konusunda rahatlatma çalışmalarına başladık. Onunla her gün konuşup nasıl heyecanla beklediğimizi, onu çok sevdiğimizi, doğumun normal bir süreç olduğunu anlatmaya, açıklamaya çalışıyoruz. Gülmeyin, bence bebekken başlanmalı çocuklar ile bu tarz iletişimlere. “Evet biraz zor ve senin için alışılmışın dışında, korku verici olacak oğlum, ama sonunda kavuşacağız ve dış dünyaya alıştığında sen de çok mutlu olacaksın” gibi başına gelecekleri anlatıyoruz Toprak Ege’ye. Bir nebze de olsa onu rahatlatacağını düşünüyorum 🙂 Bir de babaların sesinin bebekleri doğum konusunda motive ettiğine dair pek çok yazı okumuştum, denemekte fayda var…

Bu “doğum ne zaman” sorusunun  beni üzdüğü bir nokta da şu ki aslında soran herkes net bir tarih bekliyor. “Doktor ne zaman dedi” diye soruyorlar. Son yıllarda randevulu sezaryen ile doğumlar o kadar olağan ki insanlara “belli değil ki daha haftası da var, herşey normal” dediğimde yüzüme anlamadan bakabiliyorlar. Doğum dış dünyayı tanımayan bebeğiniz için zaten travmatik bir olay. Risk faktörleri elbette bu kararı verirken çok önemli ancak ortada bir risk yoksa bence bebek doğacağı zamana kendisi karar vermeli, en azından bu süreç doğal olarak başlamalı diye düşünüyorum.

Doğaya güvenin, onu kucaklayın, daha mutlu hissettiğinizi göreceksiniz 🙂
Bir de artık gelsin sonbahar…

bitutamben