Anne olmak, çok şey öğreneceğim bir serüven…

Anne olmak, çok şey öğreneceğim bir serüven…

Dışarıda yağmurun süslediği güzel bir manzara var.unnamed Harika müzikleri ile en sevdiğim çellistler de eşlik ediyor bana. Kısacası yazmaya hazırım 🙂

2015 yılı sevgili eşimin hep söylediği gibi harika başladı. Birlikteliğimizin tam olarak 8. yıldönümü olan 13 Ocak’ta henüz regl tarihim birkaç gün gecikmişken test yaptım ve o ulvi çift çizgiyi gördüm. O an hissettiklerimi tarif etmek biraz güç. Mutluluk, şaşkınlık, korku, endişe, heyecan… Neyse ki sevgilime sarılıp anın tadını çıkarabildim 🙂

Ben onun varlığına alışmaya, bundan sonraki hayatımda beni nelerin beklediğini kavramaya çalışırken, o küçük oluşum, hayatımda yıllardır başaramadığım düzenlemeleri anında yapmamı sağlayacak güzel bir ders verdi bana. Eşim ve ben bilgisayar mühendisiyiz. Küçümen tatlı bir dijital ajansımız var. Genellikle yoğun bir tempoda çalışıyoruz. Ben nedense soluksuz çalışmayı huy edinmiş bir insanım, gün içerisinde çay molası bile vermem. Mesaiye kalmam ama gün içerisinde, inanın abartmıyorum, iki günlük çalışırım. Bu durumu değiştirmeye, kendimi biraz dinlendirmeye, zamanın birinde karar verdiğimi hatırlıyorum ama nedense bir türlü başarılı olamadığım da bir gerçek. 27 yaşında, 46 kilo, henüz 17-18 gösteren bünyem “sen misin böyle kendine eziyet eden” dedi ve 17 Ocak Cumartesi günü ofiste farkettim ki hafif bir kanamam var… “Acaba erken miydi?”, “Şimdi hazır mıyız ki?” falan diye düşünürken, henüz çok küçük olan o oluşumcuğumu kaybetme korkusu nasıl bir şeydi anlatamam. Vücudum bana yapmam gerekeni açık ve net bir şekilde belirtti, “Eve git ve biraz uzan!”… Yetişmesi gereken işleri bir kenara itip “Eve gidiyoruz.” dedim eşime. O hafta sonunu nasıl tamamladım bilmiyorum, hafta sonu boyunca çok hafif kahverengi akıntılarım oldu. Okumadığım uzman yorumu, anne sorusu-cevabı kalmadı… Dış gebelik, düşük, yerleşme kanaması, düşük, düşük… Korkunç ve sıradan pek çok senaryo…

unnamed (2)Doktor randevumu, doktorumun yoğunluğu nedeniyle, 22 Ocak Perşembe gününe alabilmiştim. Pazartesi günü hemen başka bir doktora gittik. 5 hafta 4 günlük keseciğimiz olması gereken yerde, olması gereken boyutta bizi selamladı. Etrafında kanama belirtisi yoktu. Henüz çok küçük olduğundan kalp atışı da yoktu. Bir sonraki hafta gittiğimizde kalp atışlarını duyabileceğimizi, eğer duyarsak her şeyin yolunda olduğunu öğrendik. Folik asit ve progestan kullanmaya başladım, çok hareketsiz bir haftanın sonunda, 6mm’lik mercimeğimin kalp atışlarını duyabildik. Hediyeydi, ödüldü, mutluluktu… “Acaba erken miydi?” diye düşünmedim bir daha hiç…

Çok ağır geçen ilk trimester anılarımla bir sonraki yazımda buluşmak üzere. Ben bugün mutlu hissetmek için evimin güzel manzarasını karşıma alıp yağmuru dinlerken güzel bir kitabın sayfalarında kayboldum. Siz de gülümsemeyi ihmal etmeyin 😉

bitutamben

Bir Cevap Yazın